Postkolik_Loader
Haberi Paylaş!
RÖPORTAJ
12.04.2020

Redd solisti Doğan Duru, ilk solo albümü 'Epoch' ile karşımızda

1996’tan bu yana altı albümü geride bırakan sevilen rock gruplarından Redd'in solisti ve söz yazarı Doğan Duru, 11 şarkıdan oluşan ilk solo albümü Epoch'u Postkolik’e anlattı.

Solo albüm fikri nasıl ortaya çıktı?
Aslında böyle bir fikir kafamda hep vardı ama fazla önemsemiyor, doğru zamanı bekliyordum. Redd’in neredeyse tüm şarkılarının söz ve müziklerini yapan biri ve Redd’in sürekli üreten bir grup olduğunu düşünürsek aslında çok da zamanım olmuyordu. Yersiz Göksüz Zamanlar’a olan ilgi beklentimizin ötesindeydi ve aslında hemen arkasından bir Redd albüm daha gelecekti. Fakat takvim değişti ve Redd albümü biraz ötelendi. Bu fırsatta ben de solo albümüm için zaman bulmuş oldum ve hemen çalışmaya başladım. 8-9 ay sürdü ve ortaya Epoch çıktı.

Tüm şarkıların söz/müziğinin yanı sıra düzenleme ve mix’ler de sana ait. Çok kişisel bir albüm diyebilir miyiz Epoch için?
Solo albüme neden solo albüm denir hiç bilmiyorum ama benimki gerçekten solo albüm oldu. Dört şarkıdaki davulları Berke çaldı; onun dışındaki tüm enstrümanları ben çaldım. Bu, her şeyi ben yapayım konulu bir artistlik değildi. Duygularımı tamamıyla kendim ifade ederek, son şekline kadar yön vermek istedim.

Solo albüm yaparken daha da özgürleştiğini düşünüyor musun?
Müziğe 18 yaşındayken başladım. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera Bölümü’nden solist olarak mezun oldum ve sonrasında Milano’ya Verdi Konservatuvarı’na gittim. Gerçekten çok zor alınan bir özel yetenek bursu ile daha sonra hem Avrupa hem de Türkiye’de mesleğimi icra ettim. Tüm bunları yaparken Rock müzik yapmaya devam ediyordum. Hem klasik müzik hem rock müzik hayatımın bir parçası oldu, bu da yaptığım şarkılarda çoklukla duyulur. Yıllardır elektronik müziğe ilgim var ve hiç birinin bir diğerini domine etmesine izin vermeden tüm bu birikimleri sound olarak Epoch’da buluşturdum.



Bir önceki Redd albümünü bağımsız yayınlamıştınız. Bir yandan üretmeye çabalarken, diğer yandan pazar ile mücadele etmek yormadı mı?
Bu, tam da bir tez konusudur. Sistemin nasıl çalıştığını kendimiz tecrübe edebilmek için kısa süreli bir macera yaşadık. Plak şirketimiz Pasaj müzikten bir albümlük müsaade istedik ve tüm süreci kendimiz yönettik. Etik olmayan tuhaf ilişkilerle çalışan bir dijital pazar var. Dünyanın gelişmiş müzik endüstrilerinde böyle saçma sapan şeyler olmaz. Birilerinin de bu konuda dikkatini çektiğimizi düşünüyoruz. Ciddi manipülasyonların yapıldığı, dinleyiciye kendi tercihlerini tükettirmeye çalışan birilerinin kendi ticari çıkarlarına göre düzenlemeler yaptığı bir sistem var. Bu konular suç gibi görünmese de etik değiller, borsada böyle işlemler yapılsa suç olurdu ama müzik endüstrisi çok küçük bir değer. Şimdilik hırsızlara hırsız değil, pazarlamacı diyoruz. Gelecekte bu tarz insanlara hırsız diyeceğiz.

Son röportajımızda cep telefonu kullanımıyla ilgili “İnsanlık virüsü yuttu, geçmiş olsun”, demiştin. Şimdi gerçek bir virüsle karşı karşıyayız… Nasıl etkiledi?
Aslında beklenen bir senaryoydu; bu veya benzeri bir felaket için insanoğlu doğayı sürekli yordu. Tabii Türkiye’de görünmesi tam da albümün çıkış tarihine denk geldi ve bu tabii ki albümle ilgili planlarımızı değiştirdi. Normalde albümdeki şarkıların video süreci evde kaldığımız şu günlerde olacaktı; bu yüzden videolar için biraz daha bekleyeceğiz gibi görünüyor. Ayrıca konserler iptal olduğundan dinleyiciyle buluşmak için uzun bir süre bekleyeceğiz.

Bir röportajında bitiremediğin bir romanın olduğundan söz etmiştin. Ne hakkında yazıyorsun?
Bir sinema eleştirisi gibi düşünebiliriz. Özet olarak, bir yönetmenin İtalya macerasını yazıyorum. İçinde bir çok hikaye var ama asıl derdim bir eleştiri romanı olacak olması. Şimdi çok anlatamayayım ama kafamda bitmiş ve vaktim oldukça yazdığım bir roman diyebilirim. Son iki yıldır bu yüzden bolca sinema kitabı okudum. Aslında eleştirme kısmı biraz mesleki, aynı zamanda yıldız sanat ve tasarım yüksek lisans mezunuyum. İki yüksek lisansım var ve tezlerim genelde karşılaştırmalı eleştiridir.