Haberi Paylaş!
RÖPORTAJ
28.11.2019

Müzik piyasasına iki ayrı tekliyle adım atan KUT, Postkolik'in sorularını yanıtladı

Müzik piyasasına yeni isimler eklenmeye devam ediyor. Aslen diş hekimi olan KUT, öğrencilik yıllarından beri sürdürdüğü müzik çalışmalarını, peş peşe yayınladığı “Sus” ve “Giden Gelmez” teklileriyle taçlandırdı.

Bize öncelikle kendinden bahseder misin?
Biraz içine kapanık biri olduğum için kendimden bahsetmeyi çok sevmiyorum aslında. İstanbul doğumluyum ve küçük aralar hariç tüm hayatım İstanbul’da geçti. Ortaöğretim sonrası İstanbul Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’ni bitirdim ve uzmanlığımı yaptıktan sonra diş hekimi olarak çalışmaya başladım. Bu arada da hayatımın her kısmına sanatı dahil etmeye çalıştım.

Ne zamandır müzikle uğraşıyorsun?
Müzik hayatım, Kabataş Erkek Lisesi’ndeki öğrencilik yıllarımda arkadaşlarımla birlikte okulların müzik odalarında gitar çalarak başladı. Üniversite yıllarında çeşitli gruplarda gitar çalmaya devam ettim ve o dönemde kendi şarkılarımı yazmaya başladım. Bu arada etkilendiğim grupların parçalarını çaldığım sahne çalışmaları yaptım. Büyüdüğüm 80-90’lı yılların müzikleri müzik tarzımı şekillendirdi. Çok yetenekli olduğumu düşünmüyorum ama 25 yıldır elimden geldiği ölçüde müziğin alfabesini öğrenmek için müzik dersleri alıyorum ve piyano öğrenmeye çalışıyorum.

Müziğini nasıl tanımlarsın?
Louis Amstrong'un güzel bir sözü vardır: “Dünyada sadece iki türlü müzik vardır, iyi müzik ve kötü müzik. Ben birincisini dinlerim.” Ben de rock, pop, caz gibi adlandırmadan iyi müzik yapmak isterim. İster rock desinler, ister pop; çok da önemli değil bence. Önemli olan sıcak ve samimi olması. Belki aynı ortamlarda büyüdüğümüz insanların o günleri ve tarzı hatırlayacağını düşünüyorum. Umarım insanlara bu şekilde dokunur.

“Sus” ve “Giden Gelmez” şarkılarının hikayeleri nedir?
Ne yazık ki bir konsept ya da kurgu üzerine şarkı yazamıyorum. Şarkılarım yaşanmışlıklar ve etkilenmeler üzerine oluyor. Genelde çok fazla düşünmeden bir kelime ile aniden geliyor ve cümlelere dönüşüyor. İlk defa yazdığım şeyler üzerinde bile bazen oynamam çok zor oluyor ve hatta değiştiremiyorum. Özellikle iki müzisyen dostumdan bahsetmek istiyorum, aslında onların sayesinde bu parçaları bir yerlere getirebildim, Can Alper ve Emre Malikler. Bu işi başlattılar ve benim kopmamamı sağladılar. Onlar olmasaydı, bu noktalara gelmesi çok zor olurdu. Bu iki parça da hikayeler üzerine sabahlayarak çıkmış parçalar ve bana özel aslında. Kim dinlerse kendine göre hikayesini yazsın.
 



Albüm planın var mı, yoksa yoluna teklilerle mi devam edeceksin?
Aslında her zaman hep bir albüm üzerinde çalıştım. Tek bir parçanın yapılan işle ilgili yeterli bilgi vermeyeceğini düşünüyorum. Onun için tek bir parça değil, yaptığım iki parçayı birden yayınladım. Yaptığım şarkıları belli aralıklarla dijital ortamda yayınlayıp yeni yılda hepsini toplayarak albüm olarak çıkarmayı düşünüyorum.

İlk video klibin “Sus” şarkısına geldi; klibinden bahseder misin?
İlk video klibimi yakın arkadaşım Cem Dişbölen çektiği için beni iyi yansıttığını düşünüyorum. Tam benim istediğim gibi oldu, yazdığım şarkı gibi yalın ve sonbaharın duygusunu yansıtıyor.

Peki sen kimleri dinliyorsun?
O kadar geniş bir yelpaze ki aslında tek tek saymak mümkün değil gibi. Klasik müzikten pop müziğe kadar pek çok türü dinliyorum. Ama genellikle 60 ve 90'lar arasındaki kısım daha çok ilgimi çekiyor. The Who, Pink Floyd ve The Beatles gibi gruplardan David Bowie, Bob Dylan ve Jimi Hendrix gibi müzisyenlere kadar büyük bir alanı kapsıyor. O zaman ki anlayış ile yeni dönem müzik anlayışı çok farklı. Bana o yıllar daha samimi geliyor. O yıllara dönersem, en çok Barış Manço ve Cem Karaca gibi müzisyenlerden etkilendim. Ama yakın zamanlarda ise MFÖ, Mavi Sakal, Yavuz Çetin vazgeçilmezim.

Müzikte bundan sonrası için planların neler?
Müzik benim için günlük hayatın vazgeçilmezi. Yapabileceğim ve dinleyebileceğim süre zarfında müzikle ilgilenmek ve bir şeyler yaratmak istiyorum. Umarım yaptığım işler iyi ya da kötü insanlara ulaşır. Bir arkadaşımın güzel bir sözü var “İnsan kötü bir şey yapacaksa o da müzik olsun”.