Postkolik_Loader
Haberi Paylaş!
RÖPORTAJ
05.11.2018

Alternatif müziğin yeni seslerinden Melis Güven ile müzikal yolculuğunu konuştuk

Müzik piyasasında alternatif sesler gün geçtikçe daha sık karşımıza çıkıyor. Yıl içinde yayınladığı iki tekli ile adından söz ettiren Melis Güven, sorularımızı yanıtladı.

“Hiç Olmuşsun” ve ardından gelen “Zaman”, oldukça sevilen şarkılar oldu. Senin bu şarkılara aldığın tepkiler ne yönde?
Oldukça iyi eleştiriler aldığımı söyleyebilirim. Her iki parçadan da beni şaşırtan ve mutlu eden tepkiler aldım. Herkese bambaşka duygular yaşatıyor olmak çok güzel bir his. Tanımadığım insanların hayatlarına birkaç dakikalığına dahil olup onlarla duygu alışverişinde bulunmak gerçekten paha biçilemez.

Kliplerin de oldukça estetik ve şarkıların kimliğiyle iç içe geçen kalitede. Video kliplerinde dikkat ettiğin unsurlar neler?
Öncelikle klip çekilecek olan parçanın hissettirdiği duyguları çıkarıyorum. Sonrasında bu mood’u görselleştirmeye çalışıyorum. Böyle yaklaşınca da her parçanın kendine has renk kodu ortaya çıkıyor. Müzik ve renklerin uyumu benim için önemli.
 


İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’ndan mezunsun. Okullu bir sanatçı olmanın avantajları sence neler?
Açıkçası okullu olmanın sektörde çok avantajı olduğunu düşünmüyorum. Ancak iyi nota okumak ve müzik disiplini almak tabi ki uygulamada daha efektif olmama yardımcı oluyor.

Senin bir de The Outsider adlı kaydın var. Seni ilk kez bu röportajla tanıyacak okurlarımız için The Outsider macerasını anlatır mısın?
Eren Erdol ile seneler önce ortak bir arkadaşımız vasıtasıyla tanıştık. Tanışmamızdan çok kısa bir süre sonra Eren, The Outsider’ın altyapısını paylaştı ve dinledikten birkaç saat sonra şarkı sözleriyle buluşmuştu. Bu parçayı, bir nevi Eren ile tanışma ve kendi içimde yeni bir kapı açmam olarak nitelendirebilirim. Eren ile büyümeyi seviyorum. Sürekli üretim halindeyiz ve durmadan yeni şarkı yapıyoruz. Şu an önceliğimiz Türkçe sözlü yeni şarkılar ama arada tabi ki bu şekilde çalışmalar gelecek.
 


Şarkılarında Eren Erdol'un dokunuşlarının da payı oldukça büyük, birlikte çalışmak nasıl bir deneyim?
Yaklaşık yedi senedir etle tırnak gibiyiz. Eren’in müziğini okumayı çok seviyorum. Gerçekten okumaktan söz ediyorum, kitap gibi düşünün. Saniyeler ilerledikçe akışına kapılıp kendimi parçanın içinde buluyorum. Birbirimizi çok iyi tanıdığımız için güzel bir ortaklık oluşturduk. Her gün üzerine koyarak, deneyerek ve öğrenerek üretmeye devam ediyoruz. Sanırım bizim için bir çalışmanın hissiyatı; sound’u, tempoyu hatta dili belirleyici oluyor. Şarkıyı bunların üzerine inşa ediyoruz.

Modaya bakış açın ve şarkılarının defilelerde kullanılması konusunda düşüncelerin nedir?
Modayı yakından takip ediyorum. Dolayısıyla kıyafetleri, saç stilini ve makyajı özenle seçiyorum. Genel anlamda müzik, sahne ve kıyafetin birbiriyle uyum içinde olması gerektiğine inanıyorum. Tıpkı müzik gibi modayı da bir ”ifade şekli” olarak görüyorum. Dolayısıyla müzik ve moda bir araya gelince doğru bir kolektif ilişki ortaya çıkıyor. Elbette bu ilişkinin samimi olması, hitap edilen kitleler ile doğru diyalog kurabilmek açısından da son derece önemli.
 

 

Şarkılarının söz ve besteleri sana ait, şarka yazma disiplinin nasıl?  
Şimdiye kadar önce müzik sonra sözler şeklinde ilerledim. Kendi kendime mırıldanıp, enstrüman çalarak kendi kendime kaydettiğim ama henüz profesyonel olarak kaydetmediğim parçalarım da var. Belki bir gün onları da sadece benim olmaktan çıkarıp, herkesle paylaşırım. Söz yazarken hissettiklerimi dile getiriyorum. Benim için anılar, okuduklarım ve yaşanmışlıklar çok önemli. Kafamda dolanan ve rüyalarımda şekle bürünen duyguları kağıda döküyorum. Aslında benim için her şarkım bir hikaye.

Her ne kadar devir single devri olsa da bir albüm projen var mı? Yoksa kış sezonunda teklilerle mi devam edeceksin?
Bir süre daha peş peşe yayımlayacağım tekliler olacak. Çok geçmeden de ilk albümümü çıkarmayı düşünüyorum.