Postkolik_Loader
Haberi Paylaş!
RÖPORTAJ
07.12.2020

İş Sanat’a konuk olan İklim Tamkan ve Senem Demircioğlu, sorularımızı yanıtladı

İş Sanat, kulaklarımızın pasını silecek harika bir performans için ‘İlk Atlas’ albümüyle yıldızı parlayan piyanist İklim Tamkan ve mezzosoprano Senem Demircioğlu ikilisini ağırladı. Bu çok özel performans öncesinde ikiliye sorularımızı yönelttik.

Sizlerle henüz tanışmamış okuyucularımız için kısaca kendinizden bahseder misiniz?
İklim Tamkan: İzmir Karşıyaka doğumluyum. Karşıyakalı olduğumu vurgulamayı özellikle seviyorum. :) Müzik eğitimime Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuarı’nda başladım. Çok kıymetli hocaları tanıma ve gözlemleme şansı yakaladım, benim için çok özel bir okuldur. Üniversite eğitimimi Viyana’da tamamladıktan sonra Graz Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi Piyano Ana Sanat Dalı Solistlik Bölümü’ne, uzun yıllar Avrupa Piyano Eğitimciler Derneği başkanlığını da sürdürmüş olan Prof. Walter Groppenberger’in sınıfına kabul edildim. Müzik ve hayatla ilgili edindiğim pek çok şeyin tohumlarının Graz’da ekildiğini söyleyebilirim.

Senem Demircioğlu: Aslında Ankaralıyım ama müzik hayatıma TRT İstanbul Çocuk Korosu’nda başladım. Eş zamanlı olarak Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nın piyano bölümünü kazanıp, ortaokul ve lise yıllarımı burada tamamladım. Şarkı söylemek hayalimdi, üniversitede operaya yönelerek bu hayalimi gerçekleştirdim. Üniversite sonrası ise rotam Avusturya oldu. Graz Müzik ve Sahne Sanatları Üniversitesi’nde Prof. U. Baestlein’ın master öğrencisi olarak eğitimime devam ettim. Zaten İklim ile de bu zamanlarda tanıştık. ‘İlk Atlas’ albümümüz burada filizlendi, ben Türkiye’ye döndükten sonra da stüdyoya girdik.
 



Avusturya, klasik müziğin en önemli merkezlerinden biri. Böyle bir ülkede eğitim almak sizi nasıl değiştirdi?
İklim Tamkan:
Avusturya, sadece gidip eğitim aldığım bir yer değil benim için. İnandığım ve ahlakını savunduğum tüm değerleri ve disiplinleri orada gördüm ve edindim. Hayatımın yarısından fazlasını Avusturya’da geçirdim. Beethoven’ın yaşadığı binanın önünden geçmek, onunla aynı havayı solumak ve o kültürün içinde bir şeylerin takipçisi olmak benim için çok değerliydi. Lisenin hemen ardından Avusturya’ya gitmiştim, Senem de üniversiteden sonra geldi. Pek çok alışkanlığı beraber orada edindik, bunun da müzikal hayatımızı son derece olumlu etkilediğini düşünüyorum.

Birlikteliğiniz neredeyse 10. Yılına yaklaşıyor. Aradan geçen bunca yılı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Senem Demircioğlu:
Biz, bir proje ya da kariyer hedefi için bir araya gelmedik. Avusturya’da müzik okuyan iki genç kadın olarak karşılaştık. Fakat tanışmamız kısa sürede sarsılmaz ve çok güzel bir dostluğa dönüştü. Önceleri müziği tamamen zevk için yaptığımızı söyleyebilirim. Avusturya’da nasıl daha güzel vakit geçirebiliriz sorusunun cevabını müzikte bulduk. Köklenen dostluğumuz müzikal performanslara ve projelere dönüştü. Bu açıdan çok şanslıyız diye düşünüyorum. Sevgi, şefkat, merhamet ve vefa üzerine kurulu müthiş bir dostluğumuz var.
 



Gelelim İş Sanat’ın internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından izleyeceğimiz performansınıza… Bizi neler bekliyor?
İklim Tamkan: Kesinlikle sıra dışı bir repertuvar olacağını düşünüyoruz, zaten bu şarkıları biz de çok beğenerek çalıyoruz. Öncelikle iki özel enstrümanımız olacak. Klavsen, ülkemizde çok fazla çalınmayan bir enstrüman. Ben solo olarak Fransa ve Almanya’dan çok değerli bestecilerin klavsen parçalarını seslendireceğim Senem de aryentiklerden konser aryalarına kadar uzanan başka formlarda dinlemesi çok zevkli şarkılar söyleyecek. Jules Massenet ve Gabriel Fauré gibi bestecilerin eserlerini bolca çalacağız.

Sizden ne zaman yeni bir albüm dinleyebileceğiz?
İklim Tamkan
: Yaşadığımız bu zorlu günler, dünyanın kapanma hali ve müzisyen arkadaşlarımızın yaşadığı tedirginlikler bizi psikolojik olarak maalesef etkiliyor. Sahip olduğumuz endişeler özellikle bizim gibi ruhuyla iş yapan müzisyenlerin fazlasıyla içine kapanmasına neden oldu. Bu yüzden sizlere ‘şu zaman albüm geliyor’ diyemiyorum. Ama bu süreçte mümkün olduğunca stüdyoya girip kayıt yapmak istediğimizi de söylemeliyim. Şu an için adı konmuş bir albüm çalışmamız yok. Tekli olarak çıkarabileceğimiz özel bir repertuvar ve bir düzenleme albümü çıkarmak ihtimaller dahilinde.
 




İlk albümünüz ‘İlk Atlas’, şiir ve müziğin harika bir buluşmasıydı. Yeni albüm yine bir konsept üzerine mi olur?
Senem Demircioğlu:
Bundan sonraki kayıtlarımızın ‘İlk Atlas’ gibi olacağını düşünmüyorum. Fırsat buldukça yeni topluluklarla farklı projeler yapmaya çalışacağız. Bu arada pandemi öncesine kadar Yetkin Dikinciler ile birlikte ‘Yarın’a Davet’ adıyla Nâzım Hikmet üzerine bir gösteri yapıyorduk. Bu gösterinin bir kısmını dijitalde yayımlamak istiyoruz.

Artık ‘yeni normal’ dediğimiz bir sürecin içindeyiz. Yaşananları sizin cephenizden nasıl değerlendiriyorsunuz?
Senem Demircioğlu:
Bu konuyla ilgili maalesef çok da iyimser konuşamayacağım. Kapalı salonlara girmek konusunda herkes haklı olarak tedirgin. Bu kapanma hali, maalesef sanatla uğraşanların kıyıda köşede beklediği bir sürece dönüştü. Birkaç kurumun dışında bu dünyanın içinde olanları motive eden ve destek veren bir yapı yok. İçimizde bir kırgınlık olduğunu ve adeta ‘yangında ilk feda edilecek’ gibi hissettiğimizi söyleyebilirim. Yeniden konserlerde tabii ki buluşacağız ama bu ne zaman gerçekleşir, şimdilik kimse bilmiyor. Bu belirsizlik de hepimizi çok yoruyor ve etkiliyor. Umarım en kısa zamanda bu sorunun düzelmesi yolunda adımlar atılır.


İş Kuleleri Salonu’nda seyircisiz olarak kaydedilen konseri  İş Sanat’ın sosyal medya hesaplarından ve web sitesi üzerinden izleyebiliriz.