Postkolik_Loader
Haberi Paylaş!
GEZİ
03.01.2021

İsveç'in dillere destan Icehotel'i misafirlerini 31. kez ağırlıyor

Kapılarını 31. kez misafirlerine açan İsveç'in meşhur buz oteli Icehotel, büyüleyici fotoğraflarla yine kendinden söz ettirdi. Her yıl sıfırdan inşa edilen Icehotel'in 31. yılı için toplam 24 İsveçli sanatçı çalışmış.

İsveç'in meşhur buz oteli Icehotel, 2020-2021 sezonu için kapılarını misafirlerine açtı. İlk fotoğrafları kamuoyuyla paylaşılan Icehotel, her zamanki gibi muhteşem görünüyor. 1989'dan bu yana, Jukkasjarvi kasabasında yalnızca kar ve buz kullanılarak her yıl sıfırdan inşa edilen Icehotel'in 31. yılı için toplam 24 İsveçli sanatçı çalışmış. Otelin inşaatında İsveç’in meşhur nehri Torne’den elde edilen 5 bin ton kristal ve 30 bin ton saf kar kullanılıyor.
 


Oda sıcaklığının -5 derece olduğu otelde içkinizi içeceğiniz bardaktan, üzerinde uyuyacağınız yatağa kadar her şey buzdan. 21 tenis kortu büyüklüğünde bir alana inşa edilen otel, yaklaşık 50 bin saatte tamamlanıyor. Mevsim değiştiğinde her şey eriyip yakındaki nehre karışıyor ve bir sonraki kış yenisi inşa ediliyor. Anlayacağınız mükemmel bir döngü söz konusu. Bu yıl sanatçılar, otelin erimiş olacağı 11 Nisan’a dek yapımı tamamlanacak altı süit oda tasarlamış. Bu proje, Icehotel 31 olarak duyuruldu. Tesisin yıl boyu hizmet veren kalıcı bir parçası olan Icehotel 365 bünyesinde ise, altı yeni buz süit ile "donmuş orman" adıyla bir merasim odası inşa edilmiş.
 



12 yeni süit arasında en dikkat çekenlerden biri, buzdan yapılmış bloklar ve roketle dolu Toybox oldu. Sauna adı verilen bir diğer süit ise, tıpkı bir saunaya benziyor; ancak Icehotel'in dediği gibi "muhtemelen dünyanın en soğuk saunası". Bir başka süitte devasa bir dinozor heykeli yer alırken, uzun tatlı tüyleri duvarlardan sarkan bir Maltız köpeğinin bulunduğu bir diğer süite ise "Oh Rapunzel" adı verilmiş. Icehotel’in her odasında taranabilen bir QR koduyla bulunuyor, böylece misafirler her bir sanat projesinin arkasındaki hikayeyi dinleyebiliyor. Icehotel Kreatif Direktörü Luca Roncoroni, projeyle ilgili olarak "Salgın bizi alışılmışın dışında düşünmeye itti, ancak sonuç İsveç'e çarpıcı bir saygı duruşu oldu.” yorumunda bulunuyor.