Haberi Paylaş!
FİLM
03.02.2020

La Belle Époque, 'Yeni Baştan' adıyla 14 Şubat'ta vizyona giriyor

Avrupa sinemasının nadide örnekleri, ülkemizde her zaman vizyon şansı bulamıyor. La Belle Époque (Yeni Baştan), Başka Sinema’nın katkılarıyla izleme fırsatı yakalayacağımız o özel filmlerden biri.

“Aşk daha başlamadan kaybedilmiş bir savaştır. Sivrisineklerin ömrü bir gündür, güllerinki üç gün. Kedilerin ömrü on üç yıldır, aşkınki üç.” Frédéric Beigbeder imzalı “Aşkın Ömrü Üç Yıldır” adlı kitabın belki de en ünlü satırlarıyla La Belle Époque’u tanıtmaya başlayalım istedik. Fransa’nın yakın dönemde yetiştirdiği genç yönetmenlerden Nicolas Bedos’un imzasını taşıyan La Belle Époque, rejisörün mizah yönü kuvvetli geçmişinden ilham alan, ancak izleyene salt bir komediden çok daha fazlasını sunan bir yapım. Peki aşkın ömrü sizce kaç yıl?
 



La Belle Époque’un adını ilk duyduğumuzda yaşadığımız şaşkınlık, izleyeceğimiz şeye dair verilen ipucuyla daha da anlam kazanmıştı. La Belle Époque, Fransa – Prusya savaşının sonundan, 1. Dünya Savaşı’nın başlangıcına kadar yaşanan döneme verilen isimdir. Fransa başta olmak üzere, Batı medeniyetleri bu dönemde bölgesel barışın da verdiği huzurla, iyimser bir kimliğe bürünmüştü. Ekonominin tavan yaptığı, sanatın her dalında çığır açan işlere imza atılan, bilimin çağ atlamasıyla teknolojik gelişmelere de ivme kazandırılan, bereketli bir dönemdi. Böylesine görkemli ve pozitif bir dönemin sonu maalesef insanlık tarihinin o güne dek şahit olduğu en yıkıcı savaşla gelmişti.
 



La Belle Époque, tam da ismiyle müsemma bir ilişkinin finaliyle açılıyor. Eşini çok seven, 60 yaşlarında bir adamın artık kendisiyle bir ilişki yürütmek istemeyen eşi tarafından sürüklendiği bunalıma çare aramasını izleyeceğiz. Tam da bu noktada, Charlie Kaufman filmlerinden aşina olduğumuz, dozu azaltılmış gerçeküstülük devreye girecek ve umutsuz Victor’la eksantrik Antoine’ın yolları kesişecek. Antoine, müşterilerine kurgusal bir “geçmişe yolculuk” deneyimi yaşatan bir firmanın sahibi. Aslına bakarsanız kimsenin geçmişe döndüğü falan yok! Bu şirketi, bir nevi film seti ya da tiyatro sahnesini andıran ortamlar yaratılarak, müşterilerin, yaşamlarındaki en mutlu anlara dönüş yapmalarını sağlayan bir “kurgu makinesi” olarak adlandırabiliriz. Victor, eşiyle arası açıldıkça Antoine’ın kurgusal geçmişin büyüsüne kapılmaya başlıyor ve işler o noktadan sonra bambaşka yönlere gidiyor! 
 



La Belle Époque, oyuncu kadrosuyla da göz dolduran yapımlardan biri olarak dikkat çekiyor. Kariyerinin ikinci uzun metraj filmini yöneten Nicolas Bedos’un bu kadroyu bir araya getirebilmesi takdire şayan. Başarılarla dolu kariyerinde Cannes, César ve BAFTA gibi kalburüstü organizasyonlardan kazanılmış ödüller bulunan Daniel Auteuil, La Belle Époque kadrosunun lokomotif ismi konumunda. Oyunculuğu kadar senaristliği ve yönetmenliğiyle de takdir toplayan ve bu alanların tümünde César ödülü kazanmış olan Guillaume Canet, filmin önemli kozlarından. Nicolas Bedos’un ilk uzun metraj filmi Monsieur & Madame Adelman’da da birlikte çalıştığı ve bu filmde canlandırdığı Sarah Adelman karakteriyle César adayı olan Doria Tiller, güzelliğiyle La Belle Époque’a renk katacak. Filmin başrolleri arasında bir başka Fransız ikon daha perdede boy gösteriyor. César ödüllü Fanny Ardant, yıllara meydan okuyan duru güzelliğiyle La Belle Époque’a seviye atlatacak. 
 



La Belle Époque’un; aşka veda etmek istemeyen bir insanın kurgusal bir zeminde hislerinin manipüle edilmesine razı gelip, gelmeyeceğini sorgulaması oldukça çekici bir önerme olarak dikkatleri üstüne çekiyor. Siz olsaydınız böyle bir deneyim yaşamak ister miydiniz? Hayatınızın aşkıyla en mutlu olduğunuz anlara dönmenizi sağlayacak mizansenlerde yer almak size nasıl hissettirirdi? İnsan gerçeklerle yüzleştiği zaman sorunlarını gerçekten aşar mı? Peki, kurgusal bir canlandırmanın uyandıracağı hisler, “gerçek” olarak konumlandırılabilir mi? Aşk mı daha kıymetli yoksa bize aşkı çağrıştıran anılarımız mı? La Belle Époque, izleyicisine soru sormaktan çekinmeyen yapımlardan. Siz de bu filmi izlemekten çekinmeyin ve 14 Şubat’ta, ülkemizde “Yeni Baştan” adıyla vizyona girecek olan La Belle Époque’u kaçırmayın.