Postkolik_Loader
Haberi Paylaş!
RÖPORTAJ
09.09.2020

Turan Sarıbay, yeni teklisi Vuruldum’u Postkolik'e anlattı

Uzun süredir müzik sektörünün içinde olan ve popüler müziğin önde gelen isimleriyle yaptığı çalışmalarla adından söz ettiren Turan Sarıbay; 90'lar brit-rock’ından ilham alan yeni teklisi Vuruldum’u Postkolik'e anlattı.

Daha önce müziğin farklı alanlarında da yer aldın. Bize bugüne kadar neler yaptığından söz eder misin?
İngiltere'den döndükten sonra Ambulans grubunu kurduk ve 2012 yılında ZigZag albümünü çıkardık. Sertab Erener, Nükhet Duru ve Zeynep Doruk gibi pop müziğin bilinen isimlerine şarkılar yazdım. Yaklaşık 10 yıl maNga grubunun prodüksiyon menajerliğini yaptım. Ferman Akgül’ün solo projesinde hem albümde hem de sahnede gitarımla ona eşlik ettim. Şimdi de kendi ismimle konserler vermeye devam ediyorum.

Daha önce hit şarkılar yazmış biri olarak bu işin formülünü senden dinleyelim...
Elimden geldiğince şarkı yazarlığı ile ilgili çıkan yayınları takip etmeye çalışıyorum. Geçmişte bu konuya çok fazla takılıyordum: Hit şarkı nasıl yazılır, hangi sözler daha fazla akılda kalır, radyoda hangi şarkılar daha çok airplay alıyor gibi... Fakat zamanla bu matematiğin şarkıları birbirine benzettiğini keşfettim. Bugünlerde ağırlıklı olarak içgüdüsel metodlarla yazıyorum. “Vuruldum” da böyle ortaya çıktı. Çok güzel tepkiler alıyor. Büyük ölçekte neler olduğunu önümüzdeki dönemde göreceğimizi düşünüyorum.

Pop müzik sanatçılarıyla çalışmak ve onlara söz yazmak seni yapmak istediğin müzikte nasıl besliyor?
Öncelikle şarkılarımın Türk Pop müziğinin en popüler sanatçıları tarafından seslendirilmesinin benim için çok büyük bir mutluluk olduğunu söyleyebilirim. Başka sanatçılarla çalışmaktan inanılmaz keyif alıyorum. Hikayelerimin farklı yönlere gitmesi hem kalemimi güçlendiriyor hem sanatsal olarak beni besliyor. Müziği sadece bir türe indirgemek çoğu şarkı yazarı için tekrar demek. Bu sayede farklı denizlere yelken açıp normalde keşfedemeyeceğim hazineler bulabiliyorum.
 



Bağımsız bir plak şirketi olan GRGDN Müzik ve İngiliz plak şirketi Stage51 çalışıyorsun, biraz deneyimlerinden söz eder misin?
Grgdn ve Hadi Elazzi benim hayatımda çok farklı bir yere sahip. Müzik sektöründeki ilk işime burada başlamıştım. Hadi, Türkiye'de gördüğüm açık ara en iyi A&R diyebilirim. Bunu geçmişte sıfırdan var ettiği sanatçılara bakarak görebilirsiniz. Bu anlamda bana desteğini çok önemli ve değerli buluyorum. Grgdn ekibi ile çok güzel bir uyum yakaladık. Bence başarılı bir kariyer için plak şirketi ve sanatçı ilişkisi hayati öneme sahip ve Grgdn özelinde bir aile havası var diyebilirim. Türkiye'de bunu bulmak bugünün şartlarında çok değerli. Biz birbirimizi ticari olarak birer araç olarak görmüyoruz ve şarkı başarılı olsa da olmasa da üretmenin ve paylaşmanın değerine inanıyoruz. Stage51 bir İngiliz şirketi. İngiltere'de music business eğitimi almış biri olarak İngilizlerin dünya müzik endüstrisini nasıl domine ettiklerini ve yüksek iş ahlaklarına birebir şahit oldum. Bu sebeple onların da projede olması benim için büyük bir katma değer.

Bir dönem tüm dünyayı kasıp kavuran rock müzik koltuğunu başka müzik türlerine devretmiş gibi görünüyor. Bu konudaki görüşün nedir?
Sadece ülkemizde değil, global ölçekte rock müzik ana akım listelerde popülerliğini kaybetmiş durumda. Bunun geçici bir durum olduğunu düşünüyorum. Bütün müzik türleri belli zaman aralıklarında döngülerle iniş çıkışlar yaşıyor. 1970’lerin sonunda punk dünyayı kasıp kavururken bir daha rock gruplarının eski popülerliğini bulamayacağını söylediler. 90’lara geldiğimizde resmin rengi tekrar değişti.

Gelecekte kendini nerede hayal ediyorsun?
Hayatımın hiçbir bir alanında bir hedef doğrultusunda yaşamıyorum. Hedef söz konusu olduğunda şimdinin değerini kaçırıyorum, daha çok anda kalmaya ve sürece odaklanmaya çalışıyorum. Böylece yaratıcılığımı baskı altında tutmuyorum. Şu anda yaptığım şeye devam etmek, şarkılar yazmak ve o şarkıları konserde hep birlikte söylemek benim için çok değerli.

Bu yıl bitmeden yapmayı planladığın şeyler var mı?
Bu sene bitmeden bir single daha çıkarmayı planlıyorum. Üretmek ve paylaşmak benim için gerçekten çok önemli. Hayatımın albümü dediğin albüm hangisi? Oasis’in Definitely Maybe ve What's The Story albümleri hayatımda çok büyük öneme sahip. Liam Gallagher’in John Lennon ve John Lydon karışımı vokali ve Noel’in milli marş tadında yazdığı mega nakaratlar lise dönemime damga vurdu. Hala duyduğum zaman tüylerim diken diken olan şarkılar var.

Bize şu sıralar tavsiye edeceğin bir albüm var mı?
Yerli olarak Doğan Duru'nun Epoch albümü uzun süredir dinlediğim en iyi Türkçe albüm. Türkiye’nin en iyi solistlerinden biri olduğunu düşünüyorum. Yabancı olarak 2019 yılında çıkmış Sam Fender'in "Hypersonic Missiles" ine takıldım. Uzun zamandır dinlediğim en iyi albüm diyebilirim.
 

Advertisement