Postkolik_Loader
Haberi Paylaş!
RÖPORTAJ
06.03.2020

Mert Gider, 4 şarkılık ‘Akın Abi’ EP’sini Postkolik’e anlattı

İlk teklisi “Şenol Abi” ile solo kariyerine başarılı bir giriş yapan Mert Gider; dört şarkıdan oluşan EP’si “Akın Hali”ni dinleyiciyle buluşturdu ve sıcağı sıcağına Postkolik’in sorularını yanıtladı.

Albümün ismi neden Akın Hali?
Albüme isim düşünürken, sevgili söz yazarı arkadaşım Ozan Turgut bir öneride bulundu ve ‘Akın Hali’ koymaya öyle karar verdik. Çünkü tüm düzenlemeleri Akın Eldes yapmış, birçok enstürmanı çalmış hatta hemen her şarkıda geri vokal yapmıştı. Dolayısıyla bu albümde çok emeği geçti ve ismini bu şekilde kullanmak bana da çok hoş göründü. Ayrıca ‘Akın Eldes’ ismi dışında da, ‘bir akın halinde olma durumu’, eş anlamlılığından ötürü isabetli bir karar oldu.

Albümün kayıt sürecinden bahseder misin?
Albümde 4 şarkı olmasına rağmen kayıt ve hatta mix aşaması çok uzun bir zamana yayılarak çalışıldı. İlk başladığımız noktalardan çok uzaklaştığımızı söyleyemem ama ikimizin de ortak yakalamak istediğimiz ruha erişmek için (ki aslında buna sound diyoruz) epeyce uğraştık diyebilirim. Bu noktada, albümün kayıt ve mixlerini yapan Ege Semercioğlu’na tekrar teşekkür etmek isterim. Akın Eldes, gitarlar, buzuki, fırça davul, klavye ve hatta geri vokallerde, Elif A geri vokal, flamenko palmas ve ayak ritmlerinde, Muratcan Balçık kontrbasta, Özgür Pazarlı klarnet ve Ertan Şahin albüme katkıda bulundular.

Albümün ruh halini nasıl tanımlarsın?
Kendi şarkılarını yazıp söyleyen, yer yer neşelenmeye çalışan bir noktası da var aslında ama dünyanın dertlerinden bir türlü kurtulamayan bir yapısı var. Ülkemizin hatta dünyamızın içinde bulunduğu kötü günlerin dertlerinden hiç mi hiç uzak durmamasına karşın karanlık bir albüm olduğunu da asla söyleyemem.
 



Müziğini belli bir kategoriye koyuyor musun?
İnsanın kendisini bir kategoriye koyması zor hatta çok gerekli mi bence değil. Bazı insanlar şehir müziği yaptığımı ifade ettiler. Kimisi Ortaçgil seven, üniversite bitirmiş, kültür ve algı seviyesinden vs bahsetti. Ben bu duruma üzülürüm çünkü asla böyle bir hedef kitlem yok. Bence her sanat eseri her insana ulaşabilmeli, özümsenmeli, algılanmalı.Yıllar içinde; ‘anlaşılmamanın’, sadece onu anlamayanların değil, biraz da ‘anlatamayanların’ problemi olarak düşünmeye başladım.Belki daha basit sözler yazmam lazımdır..Belirli bir zümreye değil, herkese ulaşmak istiyorum sonuç olarak.

Müzisyenliğinin yanı sıra yönetmenlik de yapıyorsun… Sana neler katıyor?
Yönetmenliğin müziğime ekonomiden başka bir katkıda bulunduğunu söyleyemem. Fakat değişik sanatçılarla çalışmak farklı fikirlere şahit olmamı sağlıyor. Dönüp bakınca 40 civarı klip çekmişim aslında çok da değil birinin adını versem diğerine ayıp olur. Çektiğim ve son yayınlanan klibi söyleyebilirim; Özge Fışkın-Dönsün Talihim.

Yeni planlar neler?
Yeni şarkılar, yeni klipler, bir türlü bitiremediğim kitabıma odaklanmak.

Kulağında kimlerin sesi var?
Hemen her hafta yeni müzikler keşfediyorum bu çok heyecanlı bir şey ve o kadar çok dinliyorum ki onu tüketiyorum gibi oluyor. Eğer belli bir zaman sonra dinleyip hala heyecanlanıyorsam işte ona iyi müzik diyorum. Son günlerde Youtube’da George Duke, Jojo Mayer, Chick Corea gibi isimlerin konserlerini izliyorum çok çok keyifli.