Postkolik_Loader
Haberi Paylaş!
RÖPORTAJ
08.09.2020

Maho G, Contra ve Anıl Piyancı ile düet yaptığı 'Boş' teklisini Postkolik'e anlattı

Maho G’nin Contra ve Anıl Piyancı ile güçleri birleştirdiği “Boş” isimli teklisi Universal Müzik Türkiye etiketiyle dinleyicilerle buluştu. Yeni bir albüm hazırlığında olan İzmirli genç rap’çi ile hem bu düeti hem de gelecek planlarını konuştuk.

2018’den itibaren aktif bir üretim süreci içindesin ve pek çok tekli yayınladın. Son iki seneni sen nasıl değerlendiriyorsun?
Rüya gibi bir şey. Çok spontane olarak gelişen '' a.a.k '' adlı şarkım, bir sabah uyandığımda bütün sosyal medya platformlarında fenomenler tarafından paylaşılmıştı, yüzlerce insandan mesajlar alıyordum ki bu muhteşem bir şeydi. Aslında yeteneğime ve yaptığım işlere sonsuz güveniyordum fakat şarkılarımın milyon izlenebileceği aklımın ucundan bile geçmemişti. Ardından yıllardır dinlediğim ve idol olarak gördüğüm Anıl Piyancı elimden tuttu. Yeşil Oda’nın içerisine ilk girdiğimde ve playlist'imde olan şarkıların bu stüdyodan çıktığını düşününce çok duygulanmıştım. Ve en sonunda benim şarkılarımda yıllardır hayalini kurduğum bu stüdyodan çıktı. Yerimde olmak isteyen çok insan var ve bu açıdan kendimi çok şanslı hissediyorum. Asla pes etmemenin karşılığını sonunda aldığımı düşünüyorum.

Boş’un yaratım sürecinden bahseder misin?
Anıl Piyancı ve Contra ile nasıl bir araya geldin? Evde Playstation oynarken telefonuma art arda bildirimler geldi. Telefonuma baktığımda Anıl Piyancı ve Contra’dan geldiğini gördüm; Instagram'da Boş'un 15 saniyelik kısımları story şeklinde paylaşılmış ve beni etiketlemişlerdi. İlk baktığımda pek bir şey anlamadım tabii; hemen Anıl abiyi arayıp sordum. O da ‘Contra ile şarkı yaptık, sende giriyorsun’ dedi. Telefonu kapattıktan sonra adeta havalara uçuyordum. Yerimde duramıyordum ve en yakın arkadaşlarımdan birini arayıp olayı anlattım. Hatta olayın duygusu ile gözyaşlarıma hakim olamamıştım. Sonunda hedeflerime ve hayallerime yavaş yavaş ulaşmanın mutluluğunu yaşıyordum. Benim için çok büyük bir şanstı ve bu şansı da iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum.
 



İzmirli olmanın müziğine etkisini nasıl değerlendiriyorsun?
Yaşadıkları yer ve kültürün insanların müziğine tabii ki etkisi vardır. Rap müzik uluslararası pek çok kültürün etkisini yansıtsa da İzmir’de yaşamanın verdiği hissiyatın tabii ki sözlerime ve müziğimin moduna etki ettiği zamanlar oluyor.

Sen bu aralar en çok kimleri dinliyorsun?
Çok fazla Türkçe rap dinleyen biri değilim, sadece yeni çıkan işlere göz atıyorum. Bu aralar dinlediğim rapçiler ise; Kanye West, Travis Scott, Hopsin, JID, Asap Ferg, Pusha T, Jackboys ve Pop Smoke...

Yaptığın müziğe dair öngörülerin neler?
Daha da ileri gideceğimizi düşünüyorum fakat artık kalıplaşmış müziklerden biraz sıyrılmamız gerekiyor. Sonuçta müzik olduğu yerde kalmıyor ve gün geçtikçe yeni müzik türleri ortaya çıkıyor. Bu yüzden bizim de olduğumuz yerde kalmamamız ve daha iyi melodiler ve daha iyi işler çıkarmamız gerekiyor. Dünya müziğini takip etmemiz, araştırmamız, farklı müzik türlerini dinlememiz, yapılan işin kamera arkasını da iyice takip etmemiz ve nasıl yapıldığını bilmemiz gerekiyor.
 



Bundan sonrası için planlar neler?
Teklilerle mi devam edeceksin yola, yoksa albüm düşünüyor musun? Bir kaç video klip yayınladıktan sonra Ouz Baydar ile üzerinde 1.5 senedir uğraştığımız albümümü Universal Müzik etiketiyle yayınlayacağız. İçerisinde muhteşem isimlerin olduğu albümün her şarkısı benim için özel ve güzel oldu. Albümde emeği geçen ve destek olan tüm herkese sonsuz sevgilerimi iletiyorum.

Rap kariyeri inşa etmeye nasıl karar verdin?
2011 yılında İzmir Göztepe’de aynı mahallede oturduğum bir abim bana Ceza & Killa Hakan & Gekko G – Rap Game şarkısını dinletmiş ve çok hoşuma gitmişti. Sürekli bu şarkı kulağımdaydı, bir internet kafeye gidip Türkçe rap şarkıları araştırmaya başladım. Aynı günün akşamında bir kağıda annemle ilgili bir şiir yazdım ve bu şiiri lyric haline getirdim. Ardından tekrar internet kafeye gidip free beat buldum ve onun üstüne çalışarak kendi kendime denemeler yaptım. Derken yazdığım sözleri bir arkadaşıma okudum, o da kayıt almamı söyledi. Böylelikle arkadaşım aracılığıyla ilk kaydımı Demirköprü’de bir stüdyoda aldım ve bu şekilde rap kariyerim başlamış oldu.

Yeşil Oda ve ardından Universal Müzik’le çalışmaya başlama sürecin nasıl gerçekleşti?
Yeşil Oda, üretken insanları sever; bunun en büyük örneği Anıl Piyancı’dır. Benimde üretkenliğimin yüksek olduğu zamanlarda Ouz Baydar’ın dikkatini çektim. Kendisiyle tanıştıktan sonra Yeşil Oda şirketine dahil olmamı istedi. Yıllardır dinlediğim şarkıların Yeşil Oda’dan çıktığını bilmek ve üstüne böyle bir teklif almak beni aşırı derecede heyecanlandırmıştı. Yeşil Oda etiketiyle iki tekli yayınladık ve daha sonra bir albüm çalışmasına girdim. Üzerinde 1.5 yıl çalıştığım albümümü Yeşil Oda ve Universal işbirliği ile sizlere sunacağız.